"Eğer yüz çevirirseniz, siz bilirsiniz. Yaptığım işe karşılık sizden bir ücret istemiş değilim. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. Ben, müslimlerden olmakla emrolundum."
Yunus 10:72فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ • Fe in tevelleytum fe ma se'eltukum min ecr, in ecriye illa alallahi ve umirtu en ekune minel muslimin. • Meal: "Eğer yüz çevirirseniz, siz bilirsiniz. Yaptığım işe karşılık sizden bir ücret istemiş değilim. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. Ben, müslimlerden[1] olmakla emrolundum." • Dipnot 1: Allah'a teslim olanlardan. • Kelime kelime: فَإِن fein eğer · تَوَلَّيْتُمْ tevelleytum yüz çevirirseniz · فَمَا fema · سَأَلْتُكُم seeltukum sizden istemiş değilim · مِّنْ min hiç bir · أَجْرٍ ۖ ecrin ücret · إِنْ in · أَجْرِىَ ecriye benim ecrim · إِلَّا illa ancak · عَلَى ala aittir · ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'a · وَأُمِرْتُ ve umirtu ve ben emrolundum · أَنْ en · أَكُونَ ekune olmakla · مِنَ mine -dan · ٱلْمُسْلِمِينَ l-muslimine Müslümanlar- • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • Yunus suresi 109 ayettir; bu 72. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).