Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 103. Ayet Meali

Ahiret azabından korkanlar için, bunda bir ayet vardır. O Gün, bütün insanların toplanacağı gündür. O mutlaka görülecek bir gündür.

Hud 11:103 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ahiret azabından korkanlar için, bunda bir ayet vardır.
Hud 11:103
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِمَنْ خَافَ عَذَابَ الْاٰخِرَةِۜ ذٰلِكَ يَوْمٌ مَجْمُوعٌۙ لَهُ النَّاسُ وَذٰلِكَ يَوْمٌ مَشْهُودٌ • İnne fi zalike le ayeten li men hafe azabel ahıreh, zalike yevmun mecmuun lehun nasu ve zalike yevmun meşhud. • Meal: Ahiret azabından korkanlar için, bunda bir ayet[1] vardır. O Gün, bütün insanların toplanacağı gündür. O mutlaka görülecek bir gündür. • Dipnot 1: İbret. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · فِى fi vardır · ذَٰلِكَ zalike bunda · لَـَٔايَةًۭ layeten ibret · لِّمَنْ limen kimse için · خَافَ hafe korkan · عَذَابَ azabe azabından · ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ l-ahirati ahiret · ذَٰلِكَ zalike işte O · يَوْمٌۭ yevmun bir gündür · مَّجْمُوعٌۭ mecmuun toplanacağı · لَّهُ lehu onda · ٱلنَّاسُ n-nasu insanların · وَذَٰلِكَ ve zalike ve O · يَوْمٌۭ yevmun bir gündür · مَّشْهُودٌۭ meşhudun herkesin tanık olacağı • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • خوف (xwf) kökü: Korkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • جمع (jmE) kökü: Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi]… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • Hud suresi 123 ayettir; bu 103. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).