Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 45. Ayet Meali

Nuh, Rabb'ine seslendi: "Ey Rabb'im! Oğlum benim ehlimdendir. Senin uyarın elbette gerçektir. Sen, hakimlerin hakimisin." dedi.

Hud 11:45 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Nuh, Rabb'ine seslendi: "Ey Rabb'im!
Hud 11:45
وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْن۪ي مِنْ اَهْل۪ي وَاِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَاَنْتَ اَحْكَمُ الْحَاكِم۪ينَ • Ve nada nuhun rabbehu fe kale rabbi innebni min ehli ve inne va'dekel hakku ve ente ahkemul hakimin. • Meal: Nuh, Rabb'ine seslendi: "Ey Rabb'im! Oğlum benim ehlimdendir. Senin uyarın elbette gerçektir. Sen, hakimlerin hakimisin.[1]" dedi. • Dipnot 1: En doğru kararı veren Sen'sin. • Kelime kelime: وَنَادَىٰ ve nada ve seslendi · نُوحٌۭ nuhun Nuh · رَّبَّهُۥ rabbehu Rabbine · فَقَالَ fe kale ve dedi ki · رَبِّ rabbi Rabbim · إِنَّ inne şüphesiz · ٱبْنِى bni oğlum · مِنْ min · أَهْلِى ehli benim ailemdendir · وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz · وَعْدَكَ vea'deke senin vaadin · ٱلْحَقُّ l-hakku haktır · وَأَنتَ ve ente ve sen · أَحْكَمُ ehkemu en iyi hükmedenisin · ٱلْحَـٰكِمِينَ l-hakimine hükmedenlerin • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Hud suresi 123 ayettir; bu 45. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).