Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 70. Ayet Meali

Ona ellerini uzatmadıklarını görünce, onlardan kuşkulanıp korkuya kapıldı. "Korkma! Biz Lut halkına gönderildik." dediler.

Hud 11:70 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ona ellerini uzatmadıklarını görünce, onlardan kuşkulanıp korkuya kapıldı.
Hud 11:70
فَلَمَّا رَآٰ اَيْدِيَهُمْ لَا تَصِلُ اِلَيْهِ نَكِرَهُمْ وَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْ اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمِ لُوطٍۜ • Fe lemma rea eydiyehum la tesilu ileyhi nekirehum ve evcese minhum hifeh, kalu la tehaf inna ursilna ila kavmi lut. • Meal: Ona ellerini uzatmadıklarını görünce, onlardan kuşkulanıp korkuya kapıldı. "Korkma! Biz Lut halkına gönderildik." dediler. • Kelime kelime: فَلَمَّا felemma ne zaman ki · رَءَآ raa görünce · أَيْدِيَهُمْ eydiyehum ellerinin · لَا la · تَصِلُ tesilu uzanmadığını · إِلَيْهِ ileyhi ona · نَكِرَهُمْ nekirahum onlardan hoşlanmadı · وَأَوْجَسَ ve evcese ve içine düştü · مِنْهُمْ minhum onlardan dolayı · خِيفَةًۭ ۚ hifeten bir korku · قَالُوا۟ kalu dediler ki · لَا la · تَخَفْ tehaf korkma · إِنَّآ inna biz · أُرْسِلْنَآ ursilna gönderildik · إِلَىٰ ila · قَوْمِ kavmi kavmine · لُوطٍۢ lutin Lut • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • وصل (wSl) kökü: Ulaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında). • نكر (nkr) kökü: Hoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak • وجس (wjs) kökü: Bir şey hakkında endişe duymak, bir şeyden korkmak. • خوف (xwf) kökü: Korkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • Hud suresi 123 ayettir; bu 70. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).