Ve sen buna karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir.
Yusuf 12:104وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟ • Ve ma tes'eluhum aleyhi min ecr, in huve illa zikrun lil alemin. • Meal: Ve sen buna karşılık[1] onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir.[2] • Dipnot 1: Öğüt. Zikir, Kur'an'ın isimlerinden birisidir. Bu kelimenin hatırlatmak, hatırlamak ve anmak anlamları da bulunmaktadır. Hatırlatmak ve anmak ile kast edilen şey, sorumlulukları hatırlamak, yapılan her şeyin Allah tarafından görüldüğünü ve bilindiğini akıldan çıkarmamaktır. Tesbih çekmek/tesbihat olarak bilinen belli sözlerin (Suphanallah, elhamdülillah vb. gibi) tekrarlanarak söylenmesine zikir denmesi hurafedir. • Dipnot 2: Vahiyle öğüt vermeye, anımsatma ve uyarıda bulunmaya karşılık. • Kelime kelime: وَمَا ve ma · تَسْـَٔلُهُمْ teseluhum sen istemiyorsun · عَلَيْهِ aleyhi buna karşılık · مِنْ min bir · أَجْرٍ ۚ ecrin ücret · إِنْ in · هُوَ huve O · إِلَّا illa sadece · ذِكْرٌۭ zikrun bir öğüttür · لِّلْعَـٰلَمِينَ lil'aalemine bütün alemler için • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 104. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).