"Ey babamız! Yusuf hakkında neden bize güvenmiyorsun? Oysaki biz onun iyiliğini isteyenleriz." dediler.
Yusuf 12:11قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّۭۖا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ • Kalu ya ebana ma leke la te'menna ala yusufe ve inna lehu lenasıhun. • Meal: "Ey babamız! Yusuf hakkında neden bize güvenmiyorsun? Oysaki biz onun iyiliğini isteyenleriz." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · يَـٰٓأَبَانَا ya ebana babamız · مَا ma neden · لَكَ leke sen · لَا la · تَأْمَ۫نَّا te'menna bize güvenmiyorsun · عَلَىٰ ala hakkında · يُوسُفَ yusufe Yusuf · وَإِنَّا veinna oysa biz · لَهُۥ lehu ona · لَنَـٰصِحُونَ lenasihune öğüt verenleriz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • نصح (nSH) kökü: Saf olmak, karışmamış olmak, hakiki olmak, samimi davranmak, samimi tavsiye vermek, içtenlikle öğüt vermek, sadık olmak • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 11. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).