"Ant olsun ki, biz bu kadar kişiyken yine de kurt onu yerse, o takdirde bize yazıklar olsun." dediler.
Yusuf 12:14قَالُوا لَئِنْ اَكَلَهُ الذِّئْبُ وَنَحْنُ عُصْبَةٌ اِنَّٓا اِذاً لَخَاسِرُونَ • Kalu le in ekelehuz zi'bu ve nahnu usbetun inna izen lehasirun. • Meal: "Ant olsun ki, biz bu kadar kişiyken yine de kurt onu yerse, o takdirde bize yazıklar olsun." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · لَئِنْ lein andolsun · أَكَلَهُ ekelehu onu yerse · ٱلذِّئْبُ z-zi'bu kurt · وَنَحْنُ venehnu biz (olduğumuz halde) · عُصْبَةٌ usbetun bir topluluk · إِنَّآ inna elbette biz · إِذًۭا izen o zaman · لَّخَـٰسِرُونَ lehasirune tamamen kaybedenlerdeniz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اكل (Akl) kökü: yiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekler • ذاب (pAb) kökü: Toplamak/bir araya getirmek, kovmak, hor görmek/küçümsemek, teşvik etmek, korkutmak • عصب (ESb) kökü: Sarmak/bükmek/bağlamak/hafifletmek/kuşatmak, bir şeyi zorla almak, zorlaşmak, ağızda kuruluk oluşmak (tükürük). Usbatun - grup/birlik/çete/parti. Asib - çok zor, şiddetle sıkıntılı, çetin, kederli. • خسر (xsr) kökü: Kayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).