Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 2. Ayet Meali

Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an olarak gönderdik.

Yusuf 12:2 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an olarak gönderdik.
Yusuf 12:2
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰناً عَرَبِياًّ لَعَلَّـكُمْ تَعْقِلُونَ • İnna enzelnahu kur'anen arabiyyen le allekum ta'kılun. • Meal: Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an[1] olarak gönderdik. • Dipnot 1: Beyan. Okunan. Ayette geçen kur'an kelimesi mushaf, kitap anlamında değil, okumak, duyurmak, iletmek anlamındadır. • Kelime kelime: إِنَّآ inna elbette biz · أَنزَلْنَـٰهُ enzelnahu onu indirdik · قُرْءَٰنًا kur'anen bir Kur'an olarak · عَرَبِيًّۭا arabiyyen arapça · لَّعَلَّكُمْ leallekum diye · تَعْقِلُونَ tea'kilune anlayasınız • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • عرب (Erb) kökü: saf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmak • عقل (Eql) kökü: Bağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak. • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 2. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).