"Yusuf! Bundan kimseye söz etme. Sen de suçundan dolayı bağışlanma dile. Yanlış yapan sensin!" dedi.
Yusuf 12:29يُوسُفُ اَعْرِضْ عَنْ هٰذَا وَاسْتَغْفِر۪ي لِذَنْبِكِۚ اِنَّكِ كُنْتِ مِنَ الْخَاطِـ۪ٔينَ۟ • Yusufu a'rıd an haza vestagfiri li zenbik, inneki kunti minel hatıin. • Meal: "Yusuf![1] Bundan kimseye söz etme. Sen[2] de suçundan dolayı bağışlanma dile. Yanlış yapan sensin!" dedi. • Dipnot 1: Aziz Yusuf'a dönerek: "Ey Yusuf!" • Dipnot 2: Karısına. • Kelime kelime: يُوسُفُ yusufu Yusuf · أَعْرِضْ ea'rid sen vazgeç · عَنْ an · هَـٰذَا ۚ haza bundan · وَٱسْتَغْفِرِى vestegfiri (kadın) sen de bağışlanmasını dile · لِذَنۢبِكِ ۖ lizenbiki günahının · إِنَّكِ inneki çünkü sen · كُنتِ kunti oldun · مِنَ mine · ٱلْخَاطِـِٔينَ l-hatiine günahkarlardan • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ذنب (pnb) kökü: İzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • خطا (xTA) kökü: Yanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 29. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).