Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 28. Ayet Meali

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

Yusuf 12:28 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.
Yusuf 12:28
فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ • Fe lemma rea kamisahu kudde min duburin kale innehu min keydikun, inne keydekunne azim. • Meal: Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi. • Kelime kelime: فَلَمَّا felemma ne zaman ki · رَءَا raa gördüler · قَمِيصَهُۥ kamisahu gömleğinin · قُدَّ kudde yırtıldığını · مِن min · دُبُرٍۢ duburin arkadan · قَالَ kale (kadına) dedi ki · إِنَّهُۥ innehu şüphesiz bu · مِن min · كَيْدِكُنَّ ۖ keydikunne sizin hilenizdir · إِنَّ inne gerçekten · كَيْدَكُنَّ keydekunne sizin hileniz · عَظِيمٌۭ azimun büyüktür • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • قمص (qmS) kökü: Koşmak veya sıçramak. Kamis - uzun gömlek. • قدد (qdd) kökü: Yırtmak, kesmek, parçalamak, sertçe çekmek/ayırmak. Qaddat - o (dişil) yırttı. Qidad - kendi aralarında anlaşmazlık içinde olan insan grupları, farklı (yollardan giden) topluluklar. • دبر (dbr) kökü: Arkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كيد (kyd) kökü: Üzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 28. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).