Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 4. Ayet Meali

Hani bir zamanlar Yusuf, babasına: "Ey babacığım! Ben on bir yıldızla, Güneş'in ve Ay'ın bana secde ettiklerini gördüm." demişti.

Yusuf 12:4 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hani bir zamanlar Yusuf, babasına: "Ey babacığım!
Yusuf 12:4
اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَباً وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ • İz kale yusufu li ebihi ya ebeti inni re eytu ehade aşere kevkeben veş şemse vel kamere re eytuhum li sacidin. • Meal: Hani bir zamanlar Yusuf, babasına: "Ey babacığım! Ben[1] on bir yıldızla, Güneş'in ve Ay'ın bana secde[2] ettiklerini gördüm." demişti. • Dipnot 1: Rüyamda. • Dipnot 2: Saygı gösterdiklerini. • Kelime kelime: إِذْ iz hani · قَالَ kale demişti · يُوسُفُ yusufu Yusuf · لِأَبِيهِ liebihi babasına · يَـٰٓأَبَتِ ya ebeti babacığım · إِنِّى inni ben · رَأَيْتُ raeytu (rü'yada) gördüm · أَحَدَ ehade (on) bir · عَشَرَ aşera on (bir) · كَوْكَبًۭا kevkeben yıldız · وَٱلشَّمْسَ ve şşemse ve güneşi · وَٱلْقَمَرَ velkamera ve ayı · رَأَيْتُهُمْ raeytuhum gördüm ki onlar · لِى li bana · سَـٰجِدِينَ sacidine secde ediyorlardı • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • عشر (E$r) kökü: Onda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara… • كوكب (kwkb) kökü: Parlamak, ışıldamak. • شمس ($ms) kökü: Güneş ışığıyla parlak olmak, görkemli olmak, güneşli olmak. Shams - güneş. • قمر (qmr) kökü: Beyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar). • سجد (sjd) kökü: Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).