"Bunlar, karışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilenlerden değiliz." dediler.
Yusuf 12:44قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍۚ وَمَا نَحْنُ بِتَأْو۪يلِ الْاَحْلَامِ بِعَالِم۪ينَ • Kalu adgasu ahlam, ve ma nahnu bi te'vilil ahlami bi alimin. • Meal: "Bunlar, karışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilenlerden değiliz." dediler. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler ki · أَضْغَـٰثُ edgasu karmakarışık · أَحْلَـٰمٍۢ ۖ ehlamin düşler · وَمَا ve ma değiliz · نَحْنُ nehnu biz · بِتَأْوِيلِ bite'vili yorumunu · ٱلْأَحْلَـٰمِ l-ehlami düşlerin · بِعَـٰلِمِينَ biaalimine bilen(kişi)ler • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ضغث (Dgv) kökü: Toplanmış, kafası karışık veya şaşkın. Temizlenmeden yıkanmış. Hissedilmiş (belirli bir amaç için). Komplikasyonlar. • حلم (Hlm) kökü: Rüya görmek, bir vizyona sahip olmak. Ergenliğe ulaşmak. Seminal sıvı salınımı yaşamak (uyanıkken veya uykuda), uykuda cinsel ilişki rüyası görmek. Anlayışlı veya merhametli olmak, kusurları affetmek ve gizlemek… • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 44. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).