Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 53. Ayet Meali

"Ben kendimi temize çıkarmam. Rabb'imin rahmet ettiği kimse hariç nefis her zaman kötülüğü ister. Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

Yusuf 12:53 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ben kendimi temize çıkarmam.
Yusuf 12:53
وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪يۚ اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ • Ve ma uberriu nefsi, innen nefse le emmaretun bis suı illa ma rahime rabbi, inne rabbi gafurun rahim. • Meal: "Ben[1] kendimi temize çıkarmam. Rabb'imin rahmet ettiği kimse hariç nefis her zaman kötülüğü ister. Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir." • Dipnot 1: Aziz'in hanımı. • Kelime kelime: وَمَآ ve ma · أُبَرِّئُ uberriu ben temize çıkarmam · نَفْسِىٓ ۚ nefsi nefsimi · إِنَّ inne çünkü · ٱلنَّفْسَ n-nefse nefis · لَأَمَّارَةٌۢ leemmaratun daima emredicidir · بِٱلسُّوٓءِ bis-su'i kötülüğü · إِلَّا illa hariç · مَا ma · رَحِمَ rahime esirgediği · رَبِّىٓ ۚ rabbi Rabbimin · إِنَّ inne şüphesiz · رَبِّى rabbi Rabbim · غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır · رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir • برا (brA) kökü: Bir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumu • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 53. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).