Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yusuf Suresi 97. Ayet Meali

"Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler yanlış yaptık." dediler.

Yusuf 12:97 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey babamız!
Yusuf 12:97
قَالُوا يَٓا اَبَانَا اسْتَغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَٓا اِنَّا كُنَّا خَاطِـ۪ٔينَ • Kalu ya ebanestagfir lena zunubena inna kunna hatıin. • Meal: "Ey babamız! Suçlarımız için bağışlama dile. Gerçekten bizler yanlış yaptık." dediler. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · يَـٰٓأَبَانَا ya ebana babamız · ٱسْتَغْفِرْ stegfir bağışlanmasını dile · لَنَا lena bizim · ذُنُوبَنَآ zunubena günahlarımızın · إِنَّا inna gerçekten biz · كُنَّا kunna · خَـٰطِـِٔينَ hatiine günah işledik • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ذنب (pnb) kökü: İzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • خطا (xTA) kökü: Yanlış yapmak, hata yapmak, ceza gerektiren bir günah/suç/itaatsizlik yapmak, kasıtlı veya kasıtsız bir hata/kusur işlemek, yanlış bir yol izlemek (kasıtlı veya değil), bir şeyin kaçırılmasına veya atlanmasına neden… • Yusuf suresi 111 ayettir; bu 97. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).