"Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler."
İbrahim 14:12وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينَا سُبُلَنَاۜ وَلَنَصْبِرَنَّ عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ۟ • Ve ma lena ella netevekkele alallahi ve kad hedana subulena, ve le nasbirenne ala ma azeytumuna, ve alallahi fel yetevekkelil mutevekkilun . • Meal: "Bize ne oluyor ki Allah'a tevekkül etmeyelim? Üstelik bize yollarımızı göstermişken. Elbette biz, bize yaşattığınız sıkıntılara sabredeceğiz. Tevekkül edenler de yalnızca Allah'a tevekkül etsinler." • Kelime kelime: وَمَا ve ma neden? · لَنَآ lena biz · أَلَّا ella · نَتَوَكَّلَ netevekkele dayanmayalım · عَلَى ala · ٱللَّهِ llahi Allah'a · وَقَدْ vekad elbette · هَدَىٰنَا hedana bize göstermişken · سُبُلَنَا ۚ subulena yollarımızı · وَلَنَصْبِرَنَّ velenesbiranne ve katlanırız · عَلَىٰ ala · مَآ ma · ءَاذَيْتُمُونَا ۚ azeytumuna bize yaptığınız eziyetlere · وَعَلَى ve ala ve · ٱللَّهِ llahi Allah'a · فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli dayansınlar · ٱلْمُتَوَكِّلُونَ l-mutevekkilune tevekkül edenler • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • صبر (Sbr) kökü: direnmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı… • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).