Akıl Kuran (akilkuran.com)

İbrahim Suresi 34. Ayet Meali

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.

İbrahim 14:34 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ondan istediğiniz her şeyden size verdi.
İbrahim 14:34
وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟ • Ve atakum min kulli ma se'eltumuh, ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuha,innel insane le zalumun keffar. • Meal: Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.[1] • Dipnot 1: Nankördür. Ayette yer alan "zalim ve nankör" nitelemesi, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir. Belirlilik takısı (el) ile işaret edilen, yani bilinen, "zalim ve nankör" olan insanlardan söz edilmektedir. Bilinen ile kast edilen kimseler Kafirler ve Müşriklerdir; bu surenin 32 ve 33. ayetlerinde ifade edilen nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Kafir kelimesinin anlamlarından biri de nankörlüktür. • Kelime kelime: وَءَاتَىٰكُم ve atakum ve size verdi · مِّن min -den · كُلِّ kulli herşey- · مَا ma ne varsa · سَأَلْتُمُوهُ ۚ seeltumuhu kendisinden istediğiniz · وَإِن ve in ve eğer · تَعُدُّوا۟ teuddu saymak isteseniz · نِعْمَتَ nia'mete ni'metini · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · لَا la · تُحْصُوهَآ ۗ tuhsuha sayamazsınız · إِنَّ inne doğrusu · ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insan · لَظَلُومٌۭ lezelumun çok haksızlık edendir · كَفَّارٌۭ keffarun çok nankördür • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • عدد (Edd) kökü: Saymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden… • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • حصي (HSy) kökü: Hesaplamak, saymak/numaralandırmak. Çakıl taşı ile vurmak. Reddetmek veya kabul etmemek, bir kişiye çakıl taşı veya küçük taş atmak, bir kişiye veya şeye çakıl taşı veya küçük taş ile vurmak, mesane veya böbreklerde taş… • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).