Akıl Kuran (akilkuran.com)

İbrahim Suresi 35. Ayet Meali

Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı putlara kulluk yapmaktan uzak tut."

İbrahim 14:35 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im!
İbrahim 14:35
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِناً وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ • Ve iz kale ibrahimu rabbic'al hazel belede aminen vecnubni ve beniyye en na'budel asnam. • Meal: Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı putlara kulluk yapmaktan uzak tut." • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz bir zaman · قَالَ kale şöyle demişti · إِبْرَٰهِيمُ ibrahimu İbrahim · رَبِّ rabbi Rabbim · ٱجْعَلْ c'al kıl · هَـٰذَا haza bu · ٱلْبَلَدَ l-belede şehri · ءَامِنًۭا aminen güvenli · وَٱجْنُبْنِى vecnubni beni uzak tut · وَبَنِىَّ ve beniyye ve oğullarımı · أَن en · نَّعْبُدَ nea'bude tapmaktan · ٱلْأَصْنَامَ l-esname putlara • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • بلد (bld) kökü: Şehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayet • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • جنب (jnb) kökü: Yan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • صنم (Snm) kökü: Kötü kokmak (koku), güçlenmek. Sanama - ibadet için putları şekillendirmek. Sanam (çoğul: asnaam) - put, Allah'tan başka ibadet edilen her şey. • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 35. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).