Akıl Kuran (akilkuran.com)

İbrahim Suresi 38. Ayet Meali

"Rabb'imiz! Sen, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."

İbrahim 14:38 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Rabb'imiz!
İbrahim 14:38
رَبَّـنَٓا اِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْف۪ي وَمَا نُعْلِنُۜ وَمَا يَخْفٰى عَلَى اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ • Rabbena inneke ta'lemu ma nuhfi ve ma nu'lin, ve ma yahfa alallahi min şey'infil ardı ve la fis sema. • Meal: "Rabb'imiz! Sen, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz." • Kelime kelime: رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz · إِنَّكَ inneke şüphesiz sen · تَعْلَمُ tea'lemu bilirsin · مَا ma şeyi · نُخْفِى nuhfi bizim gizlediğimiz · وَمَا ve ma ve şeyi · نُعْلِنُ ۗ nua'linu açığa vurduğumuz · وَمَا ve ma ve · يَخْفَىٰ yehfa gizli kalmaz · عَلَى ala · ٱللَّهِ llahi Allah'a · مِن min hiçbir · شَىْءٍۢ şey'in şey · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde · وَلَا ve la ve ne de · فِى fi · ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • خفي (xfy) kökü: Fark edilemez/belli belirsiz, gizli/saklı/örtülü, görüşe silik veya karanlık, bastırılmış veya boğulmuş, zihin için belirsiz, gizli bir durumdan açığa çıkmak (gizlenen şey açığa çıktı). • علن (Eln) kökü: Açık olmak, açığa çıkmak, halka açık olmak, bilinir hale gelmek, ortaya çıkarmak • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 38. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).