İbrahim Suresi 41. Ayet Meali
"Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve Mü'minleri affet."
İbrahim 14:41
رَبَّـنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟ • Rabbenagfirli ve li valideyye ve lil mu'minine yevme yekumul hisab. • Meal: "Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve Mü'minleri affet." • Kelime kelime: رَبَّنَا rabbena Rabbimiz · ٱغْفِرْ gfir bağışla · لِى li beni · وَلِوَٰلِدَىَّ velivalideyye anamı-babamı · وَلِلْمُؤْمِنِينَ velilmu'minine ve mü'minleri · يَوْمَ yevme gün · يَقُومُ yekumu görüleceği · ٱلْحِسَابُ l-hisabu hesabın • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 41. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).