Akıl Kuran (akilkuran.com)

İbrahim Suresi 46. Ayet Meali

Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Oysaki dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planları Allah'ın denetimi altındadır.

İbrahim 14:46 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, her türlü planı yapmışlardı.
İbrahim 14:46
وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ • Ve kad mekeru mekrehum ve indallahi mekruhum, ve in kane mekruhum li tezule minhul cibal. • Meal: Onlar, her türlü planı yapmışlardı. Oysaki dağları yerinden oynatacak derecede güçlü olduğunu sandıkları planları Allah'ın denetimi altındadır. • Kelime kelime: وَقَدْ ve kad ve kuşkusuz · مَكَرُوا۟ mekeru onlar kurdular · مَكْرَهُمْ mekrahum tuzaklarını · وَعِندَ veinde oysa yanındadır · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · مَكْرُهُمْ mekruhum onların tuzakları · وَإِن vein eğer · كَانَ kane olsa bile · مَكْرُهُمْ mekruhum tuzakları · لِتَزُولَ litezule yerinden kaldıracak · مِنْهُ minhu · ٱلْجِبَالُ l-cibalu dağları • مكر (mkr) kökü: Aldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak. • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • زول (zwl) kökü: Gitti, geçti, ayrıldı/uzaklaştı/kaydı, yok oldu, hiçe gitti, uzaklaştı, dönmek/sapmak, terk etmek, hareket/kargaşa. • جبل (jbl) kökü: Dağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmak • İbrahim suresi 52 ayettir; bu 46. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).