Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar.
Hicr 15:18اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ • İlla menisterakas sem'a fe etbeahu şihabun mubin. • Meal: Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar.[1] • Dipnot 1: Ayet, kahinleri, büyücüleri, cinlerle bağlantı içinde olduklarını iddia edenleri yalanlamaktadır. • Kelime kelime: إِلَّا illa ancak hariçtir · مَنِ meni kimse · ٱسْتَرَقَ steraka hırsızlığı eden · ٱلسَّمْعَ s-sem'a kulak · فَأَتْبَعَهُۥ feetbeahu onu kovalar · شِهَابٌۭ şihabun bir alev · مُّبِينٌۭ mubinun parlak • سرق (srq) kökü: Çalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmek • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • شهب ($hb) kökü: Yakmak/kavurmak, beyazlığın siyahlığa üstün geldiği bir renk haline gelmek. Şihab (çoğulu şuhub) - alevli ateş, parlak alev/meteor, yıldız, nüfuz eden alev, parlayan yıldız, canlı/neşeli, alev, meşale, ışık saçan veya… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Hicr suresi 99 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).