Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hicr Suresi 19. Ayet Meali

Yeryüzünü yaydık ve oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her türlü bitkiyi bir ölçüye göre yetiştirdik.

Hicr 15:19 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yeryüzünü yaydık ve oraya ağır baskılar yerleştirdik.
Hicr 15:19
وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ • Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun. • Meal: Yeryüzünü yaydık ve oraya ağır baskılar yerleştirdik. Ve orada her türlü bitkiyi bir ölçüye göre yetiştirdik. • Kelime kelime: وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve arzı · مَدَدْنَـٰهَا medednaha yaydık · وَأَلْقَيْنَا ve elkayna ve attık · فِيهَا fiha oraya · رَوَٰسِىَ ravasiye sağlam dağlar · وَأَنۢبَتْنَا ve enbetna ve bitirdik · فِيهَا fiha orada · مِن min · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şey(den) · مَّوْزُونٍۢ mevzunin ölçülü mütenasib • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • مدد (mdd) kökü: çekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • رسو (rsw) kökü: Demir atmak, demirlemek, sabit olmak, sabitlenmek, sağlam durmak, kararlı olmak, yerleşmek, durmak, yanaşmak, limana varmak • نبت (nbt) kökü: Üretmek (ağaç), filizlenmek, büyümek, filiz vermek (bitki), büyümek (çocuk). Nawaabit - insan veya hayvanların yavruları. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • وزن (wzn) kökü: tartmak/yargılamak/ölçmek • Hicr suresi 99 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).