"Ey! Kendisine Zikir indirildiğini söyleyen, sen gerçekten mecnunsun!" dediler.
Hicr 15:6وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ • Ve kalu ya eyyuhellezi nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun. • Meal: "Ey! Kendisine Zikir[1] indirildiğini söyleyen, sen gerçekten mecnunsun!"[2] dediler. • Dipnot 1: Vahiy, hatırlatıcı, öğüt. • Dipnot 2: Cinlenmiş, deli. • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu dediler ki · يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِى llezi kimse · نُزِّلَ nuzzile indirilmiş olan · عَلَيْهِ aleyhi kendisine · ٱلذِّكْرُ z-zikru Zikir (Kitap) · إِنَّكَ inneke sen mutlaka · لَمَجْنُونٌۭ lemecnunun delisin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • Hicr suresi 99 ayettir; bu 6. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).