Hicr Suresi 66. Ayet Meali
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Hicr 15:66
وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ • Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin. • Meal: Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik. • Kelime kelime: وَقَضَيْنَآ ve kadeyna ve bildirdik · إِلَيْهِ ileyhi ona · ذَٰلِكَ zalike şu · ٱلْأَمْرَ l-emra buyruğu · أَنَّ enne mutlaka · دَابِرَ dabira arkaları · هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i şunların · مَقْطُوعٌۭ mektuun kesilecektir · مُّصْبِحِينَ musbihine sabaha girerlerken • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • دبر (dbr) kökü: Arkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek. • قطع (qTE) kökü: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek… • صبح (SbH) kökü: Sabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya… • Hicr suresi 99 ayettir; bu 66. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).