Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hicr Suresi 65. Ayet Meali

"Hemen gecenin bir bölümünde, aileni yola çıkar, arkalarından onları takip et. Sağa sola takılıp oyalanmadan, bir an önce emrolunduğunuz yere doğru gidin."

Hicr 15:65 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Hemen gecenin bir bölümünde, aileni yola çıkar, arkalarından onları takip et.
Hicr 15:65
فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ • Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun. • Meal: "Hemen gecenin bir bölümünde, aileni[1] yola çıkar, arkalarından onları takip et. Sağa sola takılıp oyalanmadan, bir an önce emrolunduğunuz[2] yere doğru gidin." • Dipnot 1: Sana inanç bağı ile bağlı olanları, taraftarlarını. • Dipnot 2: Gitmeniz gereken yere kadar gidin. • Kelime kelime: فَأَسْرِ feesri hemen yürüt · بِأَهْلِكَ biehlike aileni · بِقِطْعٍۢ bikit'in bir parçasında · مِّنَ mine · ٱلَّيْلِ l-leyli gecenin · وَٱتَّبِعْ vettebia' ve git · أَدْبَـٰرَهُمْ edbarahum arkalarından · وَلَا ve la · يَلْتَفِتْ yeltefit ardına dönüp bakmasın · مِنكُمْ minkum içinizden · أَحَدٌۭ ehadun hiç kimse · وَٱمْضُوا۟ vemdu ve gidin · حَيْثُ haysu yere · تُؤْمَرُونَ tu'merune emredildiğiniz • سري (sry) kökü: Gece yürümek, gece yolculuğu yapmak, geceleyin yol almak, gizlice gitmek, sızmak, yayılmak, akmak, geçmek • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • قطع (qTE) kökü: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek… • ليل (lyl) kökü: Gece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • دبر (dbr) kökü: Arkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek. • لفت (lft) kökü: Döndürmek, saptırmak, eğmek, geri/etrafına bakmak, bükmek, kıvırmak, (yüzü) başka tarafa çevirmek • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • مضي (mDy) kökü: İlerlemek veya devam etmek, geçmek/vefat etmek, gitmek veya uzaklaşmak, ileriye doğru ilerlemek, bir şeyi yürütmek/gerçekleştirmek/başarmak, keskin olmak, kesmek veya içine işlemek, bir şeyi yapmada üstün olmak veya… • حيث (Hyv) kökü: Her yerde, nerede • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • Hicr suresi 99 ayettir; bu 65. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).