Hicr 15:89وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ • Ve kul inni enen nezirul mubin. • Meal: De ki: "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." • Kelime kelime: وَقُلْ ve kul ve de ki · إِنِّىٓ inni ben ancak · أَنَا ena ben · ٱلنَّذِيرُ n-neziru bir uyarıcıyım · ٱلْمُبِينُ l-mubinu apaçık • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نذر (npr) kökü: adamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Hicr suresi 99 ayettir; bu 89. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).