Nahl Suresi 108. Ayet Meali
İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.
Nahl 16:108
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ • Ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim ve sem'ihim ve ebsarihim, ve ulaike humul gafilun. • Meal: İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir. • Kelime kelime: أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir · طَبَعَ tabea mühürlediği · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · عَلَىٰ ala üzerini · قُلُوبِهِمْ kulubihim kalbleri · وَسَمْعِهِمْ ve sem'ihim ve kulaklarını · وَأَبْصَـٰرِهِمْ ۖ ve ebsarihim ve gözlerini · وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte · هُمُ humu onlardır · ٱلْغَـٰفِلُونَ l-gafilune gafiller • طبع (TbE) kökü: Mühürlemek/damgalamak/basmak/kazımak/baskı yapmak/damgalamak/şekillendirmek, kirletmek, paslandırmak, bir şeyin üzerini örtmek ve bir şeyin girmesini engellemek, bir şeye uyum sağlama/eğilim, uyuşuk/tembel/miskin olmak… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • غفل (gfl) kökü: Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan • Nahl suresi 128 ayettir; bu 108. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).