Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 71. Ayet Meali

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

Nahl 16:71 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı.
Nahl 16:71
وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ • Vallahu faddale ba'dakum ala ba'dın fir rızk, femellezine fuddılu bi raddi rızkıhim ala ma meleket eymanehum fe hum fihi seva', e fe bi ni'metillahi yechadun. • Meal: Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları[1] kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?[2] • Dipnot 1: ayetin 6. dipnot. • Dipnot 2: Bkz. 4: • Dipnot 3: Allah; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz antlaşma/güç ile hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim (30:28). • Kelime kelime: وَٱللَّهُ vallahu Allah · فَضَّلَ feddele üstün kıldı · بَعْضَكُمْ bea'dekum kiminizi · عَلَىٰ ala üzerine · بَعْضٍۢ bea'din kiminiz · فِى fi · ٱلرِّزْقِ ۚ r-rizki rızıkta · فَمَا fema değildir · ٱلَّذِينَ ellezine · فُضِّلُوا۟ fuddilu üstün kılınanlar · بِرَآدِّى biraddi verip de · رِزْقِهِمْ rizkihim kendi rızıklarını · عَلَىٰ ala · مَا ma · مَلَكَتْ meleket malik oldukları · أَيْمَـٰنُهُمْ eymanuhum ellerinin · فَهُمْ fehum onlar · فِيهِ fihi onda · سَوَآءٌ ۚ seva'un eşit olacak şekilde · أَفَبِنِعْمَةِ efebinia'meti ni'metini mi? · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · يَجْحَدُونَ yechadune inkar ediyorlar • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • ردد (rdd) kökü: Geri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • يمن (ymn) kökü: Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli. • سوي (swy) kökü: düzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviye • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • جحد (jHd) kökü: Bir şeyi inkar etmek veya kabul etmemek, cimri veya açgözlü olmak, fakir olmak veya az iyiliğe sahip olmak, dağılmış veya saçılmış olmak, miktar olarak az, kıt olmak. • Nahl suresi 128 ayettir; bu 71. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).