Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 98. Ayet Meali

Kur'an okuduğun zaman, racim şeytandan Allah'a sığın.

Nahl 16:98 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kur'an okuduğun zaman, racim şeytandan Allah'a sığın.
Nahl 16:98
فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ • Fe iza kare'tel kur'ane festeız billahi mineş şeytanir racim. • Meal: Kur'an okuduğun zaman, racim[1] şeytandan Allah'a sığın.[2] • Dipnot 1: Taşlanmış, kovulmuş, lanetlenmiş, yerilmiş. • Dipnot 2: Kelimesi kelimesine, şeytani'r-racim. Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demek olan şeytan; hakka aykırı hareket eden her türlü güç, kurum ve kişinin, kötülük dürtüsünün saptırıcı telkin ve yönlendirmelerinin ortak karakteristik adıdır. "Euzu billahi mine'ş-şeytani'r-racim" terkibine, "kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım" anlamının verilmesi doğru değildir. Şeytandan Allah'a sığınmak, "ins" ve "cinn"nin yani görünen görünmeyen güçlerin, kişi ve kurumların saptırıcı telkin ve yönlendirmelerine karşı kişinin, vahyi ölçü alarak kendisini koruması demektir. Doğruyu vahiyden öğrenip, şeytanın saptırmasını önlemektir. Allah'a sığınmak, O'nun buyruklarına uymak demektir. • Kelime kelime: فَإِذَا feiza zaman · قَرَأْتَ karate' okuduğun · ٱلْقُرْءَانَ l-kurane Kur'an · فَٱسْتَعِذْ festeiz sığın · بِٱللَّهِ billahi Allah'a · مِنَ mine -dan · ٱلشَّيْطَـٰنِ ş-şeytani şeytan- · ٱلرَّجِيمِ r-racimi kovulmuş • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • عوذ (Ewp) kökü: Sığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • رجم (rjm) kökü: Taşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı… • Nahl suresi 128 ayettir; bu 98. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).