Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 13. Ayet Meali

Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık. Kıyamet Günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.

İsra 17:13 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık.
İsra 17:13
وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَاباً يَلْقٰيهُ مَنْشُوراً • Ve kulle insanin elzemnahu tairehu fi unukıh, ve nuhricu lehu yevmel kıyameti kitaben yelkahu menşura. • Meal: Her insanın kuşunu[1] kendi boynuna doladık.[1] Kıyamet Günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız. • Dipnot 1: Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş, insanın çalışıp çabalamasından, yaptıklarından başka bir şey değildir. • Kelime kelime: وَكُلَّ ve kulle her · إِنسَـٰنٍ insanin insanın · أَلْزَمْنَـٰهُ elzemnahu bağladık · طَـٰٓئِرَهُۥ tairahu kuşunu (kaderini) · فِى fi · عُنُقِهِۦ ۖ unukihi boynuna · وَنُخْرِجُ ve nuhricu ve çıkarırız · لَهُۥ lehu onun için · يَوْمَ yevme günü · ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet · كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap · يَلْقَىٰهُ yelkahu bulacağı · مَنشُورًا menşuran açılmış olarak • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • انس (Ans) kökü: sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu… • لزم (lzm) kökü: Lazım olmak, gerekli olmak, zorunlu olmak, yapışmak, ayrılmamak, bağlanmak, devamlı kalmak, sürekli olmak, yerleşmek, uymak, takip etmek • طير (Tyr) kökü: Uçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şans • عنق (Enq) kökü: Uzun boyunlu olmak, boyunda incelme olmak. Kucaklaşmak. Boyun, insan topluluğu, ağaç gövdesi, yaprak veya meyve sapı, insanların başları veya şefleri, büyük kişiler anlamlarına gelir. 17:29'da mecazi bir ifade olarak… • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • نشر (n$r) kökü: Yaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak. • İsra suresi 111 ayettir; bu 13. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).