Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 15. Ayet Meali

Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. Ve Biz, bir Resul göndermedikçe azap edecek değiliz.

İsra 17:15 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur.
İsra 17:15
مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَاۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَمَا كُنَّا مُعَذِّب۪ينَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولاً • Menihteda fe innema yehtedi li nefsih, ve men dalle fe innema yadıllu aleyha, ve la teziru vaziretun vizre uhra, ve ma kunna muazzibine hatta neb'ase resula. • Meal: Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez.[1] Ve Biz, bir Resul göndermedikçe azap edecek değiliz. • Dipnot 1: 8). • Dipnot 2: Her kim zerre miktarı bir hayır işlerse onu görecek, her kim zerre miktarı bir şer işlerse onu görecek (99: • Kelime kelime: مَّنِ meni kim · ٱهْتَدَىٰ hteda hihayeti seçerse · فَإِنَّمَا feinnema şüphesiz · يَهْتَدِى yehtedi seçmiş olur · لِنَفْسِهِۦ ۖ linefsihi kendisi için · وَمَن ve men ve kim · ضَلَّ delle saparsa · فَإِنَّمَا feinnema şüphesiz · يَضِلُّ yedillu sapar · عَلَيْهَا ۚ aleyha kendi aleyhine · وَلَا ve la ve · تَزِرُ teziru taşımaz · وَازِرَةٌۭ vaziratun hiçbir günahkar · وِزْرَ vizra günah yükünü · أُخْرَىٰ ۗ uhra başkasının · وَمَا ve ma ve · كُنَّا kunna değiliz · مُعَذِّبِينَ muazzibine biz azab edecek · حَتَّىٰ hatta sürece · نَبْعَثَ neb'ase göndermedikçe · رَسُولًۭا rasulen elçi • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • وزر (wzr) kökü: Bir yükü taşımak, bir yükü üstlenmek, (bir suç) işlemek. • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • İsra suresi 111 ayettir; bu 15. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).