Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 2. Ayet Meali

Musa'ya, İsrailoğulları'na, Ben'den başka bir vekil edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap'ı verdik.

İsra 17:2 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Musa'ya, İsrailoğulları'na, Ben'den başka bir vekil edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap'ı verdik.
İsra 17:2
وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلاًۜ • Ve ateyna musel kitabe ve cealnahu huden li beni israile ella tettehızu min duni vekila. • Meal: Musa'ya, İsrailoğulları'na, Ben'den başka bir vekil[1] edinmeyin diye, doğru yola ileten o Kitap'ı verdik. • Dipnot 1: Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan." Vekil sadece Allah'tır. Nitekim Allah birçok ayette Resul'üne, "sen onlara vekil değilsin" demiş ve ona, insanlara, "Ben size vekil değilim." demesini buyurmuştur. • Kelime kelime: وَءَاتَيْنَا ve ateyna ve biz verdik · مُوسَى musa Musa'ya · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı · وَجَعَلْنَـٰهُ ve cealnahu ve onu yaptık · هُدًۭى huden bir kılavuz · لِّبَنِىٓ libeni oğullarına · إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail · أَلَّا ella diye · تَتَّخِذُوا۟ tettehizu edinmeyin · مِن min · دُونِى duni benden başka · وَكِيلًۭا vekilen bir vekil • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • İsra suresi 111 ayettir; bu 2. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).