Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 23. Ayet Meali

Rabb'in, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim şekilde konuş.

İsra 17:23 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Rabb'in, Kendisinden başkasına kul olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza etti.
İsra 17:23
وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّٓا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناًۜ اِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ اَحَدُهُمَٓا اَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلاً كَر۪يماً • Ve kada rabbuke ella ta'budu illa iyyahu ve bil valideyni ihsana, imma yebluganne indekel kibere ehaduhuma ev kila huma fe la tekul lehuma uffin ve la tenher huma ve kul lehuma kavlen kerima. • Meal: Rabb'in, Kendisinden başkasına kul[1] olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza[2] etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim[3] şekilde konuş. • Dipnot 1: Onurlarını zedelemeden, saygılı, candan, tatlı dil ve güzel bir üslupla konuş. • Dipnot 2: Bkz. 16:75. ayetin 1. dipnotu. • Dipnot 3: Hükmetti. • Kelime kelime: وَقَضَىٰ ve kada ve emretti · رَبُّكَ rabbuke Rabbin · أَلَّا ella · تَعْبُدُوٓا۟ tea'budu tapmamanızı · إِلَّآ illa başkasına · إِيَّاهُ iyyahu kendisinden · وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ ve bil-valideyni ve anaya babaya · إِحْسَـٰنًا ۚ ihsanen iyilik etmenizi · إِمَّا imma · يَبْلُغَنَّ yebluganne ulaşırsa · عِندَكَ indeke senin yanında · ٱلْكِبَرَ l-kibera ihtiyarlık çağına · أَحَدُهُمَآ ehaduhuma ikisinden birisi · أَوْ ev yahut · كِلَاهُمَا kilahuma her ikisi · فَلَا fela sakın · تَقُل tekul deme · لَّهُمَآ lehuma onlara · أُفٍّۢ uffin Öf! · وَلَا ve la ve · تَنْهَرْهُمَا tenherhuma onları azarlama · وَقُل vekul söyle · لَّهُمَا lehuma onlara · قَوْلًۭا kavlen bir söz · كَرِيمًۭا kerimen güzel • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • احد (AHd) kökü: Bir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey. • كلو (klw) kökü: Yemek, tüketmek, aşındırmak, kemirmek, yiyip bitirmek, harcamak, batırmak, müsrif olmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • افف (Aff) kökü: Kaygı/sıkıntı/tiksinti ifadesi, insanların sorunlu/rahatsız edici/nefret dolu bulduğu her şey • نهر (nhr) kökü: akıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar) • كرم (krm) kökü: Üretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmak • İsra suresi 111 ayettir; bu 23. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).