Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 56. Ayet Meali

De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.

İsra 17:56 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya on…
İsra 17:56
قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِه۪ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْو۪يلاً • Kulid'ullezine zeamtum min dunihi fe la yemlikune keşfed durri ankum ve la tahvila. • Meal: De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı[1] çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler. • Dipnot 1: İlah sandıklarınızı. • Kelime kelime: قُلِ kuli de ki · ٱدْعُوا۟ d'u yalvarın · ٱلَّذِينَ ellezine · زَعَمْتُم zeamtum (tanrı olduğunu) sandığınız şeylere · مِّن min · دُونِهِۦ dunihi O'ndan başka · فَلَا fela (fakat) · يَمْلِكُونَ yemlikune güçleri yetmez · كَشْفَ keşfe gidermeye · ٱلضُّرِّ d-durri sıkıntıyı · عَنكُمْ ankum sizden · وَلَا ve la ve · تَحْوِيلًا tehvilen değiştirmeye • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • زعم (zEm) kökü: İddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • كشف (k$f) kökü: Çekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak. • ضرر (Drr) kökü: Zarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmek • حول (Hwl) kökü: Değişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak… • İsra suresi 111 ayettir; bu 56. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).