Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 62. Ayet Meali

Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."

İsra 17:62 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem kıldığın varlık?
İsra 17:62
قَالَ اَرَاَيْتَكَ هٰذَا الَّذ۪ي كَرَّمْتَ عَلَيَّۘ لَئِنْ اَخَّرْتَنِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَاَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُٓ اِلَّا قَل۪يلاً • Kale e raeyteke hazellezi kerremte aley, le in ahharteni ila yevmil kıyameti le ahtenikenne zurriyyetehu illa kalila. • Meal: Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem[1] kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım." • Dipnot 1: Şerefli, değerli. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · أَرَءَيْتَكَ eraeyteke gördün mü? · هَـٰذَا haza şu · ٱلَّذِى llezi · كَرَّمْتَ kerramte üstün yaptığını · عَلَىَّ aleyye benden · لَئِنْ lein andolsun eğer · أَخَّرْتَنِ ehharteni beni ertelersen · إِلَىٰ ila kadar · يَوْمِ yevmi gününe · ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet · لَأَحْتَنِكَنَّ leehtenikenne hakimiyetime alacağım · ذُرِّيَّتَهُۥٓ zurriyyetehu onun zürriyetini · إِلَّا illa hariç · قَلِيلًۭا kalilen pek azı • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • كرم (krm) kökü: Üretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • حنك (Hnk) kökü: Bir ata gem veya dizgin takmak, bir atı yönlendirmek için ağzına ip takmak, hakimiyet altına almak, yok etmek, birinin otoritesi altına almak, bağlamak, birinin tüm mülkünü almak, bir şey üzerinde hakimiyet kurmak… • ذرر (prr) kökü: Saçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek. • قلل (qll) kökü: Az sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek. • İsra suresi 111 ayettir; bu 62. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).