Akıl Kuran (akilkuran.com)

İsra Suresi 90. Ayet Meali

"Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler.

İsra 17:90 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler.
İsra 17:90
وَقَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى تَفْجُرَ لَنَا مِنَ الْاَرْضِ يَنْبُوعاًۙ • Ve kalu len nu'mine leke hatta tefcure lena minel ardı yenbua. • Meal: "Yerden bizim için bir pınar fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız." dediler. • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu dediler ki · لَن len · نُّؤْمِنَ nu'mine inanmayız · لَكَ leke sana · حَتَّىٰ hatta kadar · تَفْجُرَ tefcura fışkırtıncaya · لَنَا lena bize · مِنَ mine -nden · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzü- · يَنۢبُوعًا yenbuan bir göze • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • فجر (fjr) kökü: Uzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yer • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • نبع (nbE) kökü: Fışkırmak, çıkmak, akmak, ortaya çıkmak • İsra suresi 111 ayettir; bu 90. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).