Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de kafirlikte diretti.
İsra 17:89وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُوراً • Ve lekad sarrafna lin nasi fi hazel kur'ani min kulli meselin fe eba ekserun nasi illa kufura. • Meal: Ant olsun Biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü örneği verdik. Buna rağmen insanların çoğu yine de kafirlikte[1] diretti. • Dipnot 1: Bkz. 17:8. ayetin 2. dipnotu. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · صَرَّفْنَا sarrafna biz türlü biçimlerde anlattık · لِلنَّاسِ linnasi insanlara · فِى fi · هَـٰذَا haza bu · ٱلْقُرْءَانِ l-kurani Kur'an'da · مِن min her · كُلِّ kulli çeşit · مَثَلٍۢ meselin misali · فَأَبَىٰٓ feeba ama direttiler · أَكْثَرُ ekseru çoğu · ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan · إِلَّا illa ancak · كُفُورًۭا kufuran inkarda • صرف (Srf) kökü: Çevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • مثل (mvl) kökü: Dik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya… • ابي (Aby) kökü: Gönüllü olarak reddetmek/kaçınmak/sakınmak, geri durdu/çekindi, katılmamak/reddetmek/hoşlanmamak/onaylamamak/nefret etmek, uyumsuz/uzlaşmaz/dirençli. • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • İsra suresi 111 ayettir; bu 89. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).