Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kehf Suresi 59. Ayet Meali

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

Kehf 18:59 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler.
Kehf 18:59
وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِداً۟ • Ve tilkel kura ehleknahum lemma zalemu ve cealna li mehlikihim mev'ıda. • Meal: İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik. • Kelime kelime: وَتِلْكَ ve tilke ve işte · ٱلْقُرَىٰٓ l-kura (şu) kentleri · أَهْلَكْنَـٰهُمْ ehleknahum helak ettik · لَمَّا lemma · ظَلَمُوا۟ zelemu zulmetmeğe başlayınca · وَجَعَلْنَا ve cealna ve belirledik · لِمَهْلِكِهِم limehlikihim onları helak etmek için · مَّوْعِدًۭا mev'iden bir süre • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • هلك (hlk) kökü: Ölmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • Kehf suresi 110 ayettir; bu 59. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).