Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kehf Suresi 66. Ayet Meali

Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.

Kehf 18:66 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi.
Kehf 18:66
قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْداً • Kale lehu musa hel ettebiuke ala en tuallimeni mimma ullimte ruşda. • Meal: Musa ona: "Sana öğretilen doğru yoldan gitme bilgisini bana da öğretmen için, sana tabi olabilir miyim?" dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi ki · لَهُۥ lehu ona · مُوسَىٰ musa Musa · هَلْ hel · أَتَّبِعُكَ ettebiuke sana tabi olabilir miyim? · عَلَىٰٓ ala üzere · أَن en · تُعَلِّمَنِ tuallimeni bana da öğretmen için · مِمَّا mimma şeyden · عُلِّمْتَ ullimte sana öğretilen · رُشْدًۭا ruşden bir bilgi • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • رشد (r$d) kökü: Doğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi. • Kehf suresi 110 ayettir; bu 66. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).