Sana, Zu'l-Karneyn'den soruyorlar. De ki: "Size ondan bir konu anlatacağım."
Kehf 18:83وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْراًۜ • Ve yes'eluneke an zil karneyn, kul se etlu aleykum minhu zikra. • Meal: Sana, Zu'l-Karneyn'den[1] soruyorlar. De ki: "Size ondan bir konu anlatacağım." • Dipnot 1: Zu'l-Karneyn kelimesi iki boynuz sahibi demektir. Zu'l-Karneyn'in kim olduğu konusunda Kur'an bir bilgi vermemektedir. • Kelime kelime: وَيَسْـَٔلُونَكَ ve yeseluneke ve sana soruyorlar · عَن an · ذِى zi Zu'l-Karneyn'den · ٱلْقَرْنَيْنِ ۖ l-karneyni Zu'l-Karneyn'den · قُلْ kul de ki · سَأَتْلُوا۟ seetlu okuyacağım · عَلَيْكُم aleykum size · مِّنْهُ minhu ondan · ذِكْرًا zikran bir hatıra • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • قرن (qrn) kökü: Bir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • تلو (tlw) kökü: Takip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Kehf suresi 110 ayettir; bu 83. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).