Meryem Suresi 47. Ayet Meali
"Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır."
Meryem 19:47
قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِياًّ • Kale selamun aleyk, se estagfiru leke rabbi, innehu kane bi hafiyya. • Meal: "Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır.[1]" • Dipnot 1: Hoşnut edicidir. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · سَلَـٰمٌ selamun selam · عَلَيْكَ ۖ aleyke sana · سَأَسْتَغْفِرُ seestegfiru mağfiret dileyeceğim · لَكَ leke senin için · رَبِّىٓ ۖ rabbi Rabbimden · إِنَّهُۥ innehu çünkü O · كَانَ kane · بِى bi bana · حَفِيًّۭا hafiyyen çok lutufkardır • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • حفو (Hfw) kökü: Yalınayak yürümek, ayağını çıplak bırakmak, kısa kesilmiş olmak, kırkılmak, özen göstermek, ikram etmek, ağırlamak, karşılamak, iyi davranmak, soru sormakta aşırıya kaçmak • Meryem suresi 98 ayettir; bu 47. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).