Akıl Kuran (akilkuran.com)

Meryem Suresi 68. Ayet Meali

Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.

Meryem 19:68 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları kesinlikle bir araya toplayacağız.
Meryem 19:68
فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاط۪ينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِياًّۚ • Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyatine summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyya. • Meal: Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları[1] kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız. • Dipnot 1: Sözüne uydukları, izinden gittikleri şeytan özellikli kimseleri. • Kelime kelime: فَوَرَبِّكَ feverabbike Rabbine andolsun ki · لَنَحْشُرَنَّهُمْ lenehşurannehum onları mutlaka toplayacağız · وَٱلشَّيَـٰطِينَ ve şşeyatine ve şeytanları · ثُمَّ summe sonra · لَنُحْضِرَنَّهُمْ lenuhdirannehum onları bulunduracağız · حَوْلَ havle çevresinde · جَهَنَّمَ cehenneme cehennemin · جِثِيًّۭا cisiyyen diz çökmüş vaziyette • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • حضر (HDr) kökü: Hazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim… • حول (Hwl) kökü: Değişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak… • جثو (jvw) kökü: Dizlerin üzerine oturmak, diz çökmek, dizlerinin üzerine düşmek, ayak parmaklarının uçlarında durmak, biriyle diz dize oturmak. • Meryem suresi 98 ayettir; bu 68. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).