Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi görüyor musun?
Meryem 19:77اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُو۫تَيَنَّ مَالاً وَوَلَداًۜ • E fe raeytellezi kefere bi ayatina ve kale le uteyenne malen ve veleda. • Meal: Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi[1] görüyor musun? • Dipnot 1: Ölümden sonra dirilmeyi ve Hesap Günü'nü yok saydığı halde, öte dünyada da kendisine zenginlik ve güç verileceğini söyleyen kimseyi. • Kelime kelime: أَفَرَءَيْتَ eferaeyte gördün mü? · ٱلَّذِى llezi kimseleri · كَفَرَ kefera inkar eden(leri) · بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi · وَقَالَ ve kale ve diyeni · لَأُوتَيَنَّ leuteyenne bana verilecek · مَالًۭا malen mal · وَوَلَدًا ve veleden ve evlad • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • Meryem suresi 98 ayettir; bu 77. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).