Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 100. Ayet Meali

Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

Bakara 2:100 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı?
Bakara 2:100
اَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْداً نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ • E ve kullema ahedu ahden nebezehu ferikun minhum bel ekseruhum la yu'minun. • Meal: Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar. • Kelime kelime: أَوَكُلَّمَا evekullema ne zaman · عَـٰهَدُوا۟ aahedu anlaştılarsa · عَهْدًۭا ahden ahitle · نَّبَذَهُۥ nebezehu onu bozdular · فَرِيقٌۭ ferikun bir grup · مِّنْهُم ۚ minhum onlardan · بَلْ bel zaten · أَكْثَرُهُمْ ekseruhum çokları · لَا la · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmazlar • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • عهد (Ehd) kökü: Yükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik. • نبذ (nbp) kökü: Atmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmak • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • كثر (kvr) kökü: Sayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 100. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).