Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 107. Ayet Meali

Göklerin ve yerin egemenliğinin Allah'a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah'ın yanı sıra ne bir veli ne de bir yardımcı vardır.

Bakara 2:107 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Göklerin ve yerin egemenliğinin Allah'a ait olduğunu bilmez misin?
Bakara 2:107
اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ • E lem ta'lem ennellahe lehu mulkus semavati vel ard, ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir. • Meal: Göklerin ve yerin egemenliğinin Allah'a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah'ın yanı sıra ne bir veli[1] ne de bir yardımcı vardır. • Dipnot 1: Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (Bkz. 2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir. • Kelime kelime: أَلَمْ elem · تَعْلَمْ tea'lem bilmez misin? · أَنَّ enne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · لَهُۥ lehu onundur · مُلْكُ mulku mülkü · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerin · وَٱلْأَرْضِ ۗ vel'erdi ve yerin · وَمَا ve ma ve yoktur · لَكُم lekum size · مِّن min · دُونِ duni başka · ٱللَّهِ llahi Allah'tan · مِن min hiçbir · وَلِىٍّۢ veliyyin koruyucu · وَلَا ve la ve (ne de) · نَصِيرٍ nesirin bir yardımcı • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Bakara suresi 286 ayettir; bu 107. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).