Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 141. Ayet Meali

Onlar, gelip geçen bir ümmetti. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.

Bakara 2:141 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, gelip geçen bir ümmetti.
Bakara 2:141
تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟ • Tilke ummetun kad halet leha ma kesebet ve lekum ma kesebtum ve la tus'elune amma kanu ya'melun. • Meal: Onlar, gelip geçen bir ümmetti[1]. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz. • Dipnot 1: Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok. • Kelime kelime: تِلْكَ tilke İşte onlar · أُمَّةٌۭ ummetun bir ümmetti · قَدْ kad ki · خَلَتْ ۖ halet gelip geçti · لَهَا leha onlarındır · مَا ma şeyler · كَسَبَتْ kesebet kazandıkları · وَلَكُم velekum ve sizindir · مَّا ma şeyler · كَسَبْتُمْ ۖ kesebtum sizin kazandıklarınız · وَلَا ve la · تُسْـَٔلُونَ tuselune sorulmazsınız · عَمَّا amma şeylerden · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَعْمَلُونَ yea'melune onların yapıyor • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • خلو (xlw) kökü: Boş/müştak/metruk/muhtaç/meşgul olmayan, kabahat veya bir şey veya meseleden azade, suçlama veya kuşkudan uzak, yalnız veya refakatsiz, biri ile müştak/meşgul olmayan bir yerde karşılaşmak, geçmek, serbest bırakmak veya… • كسب (ksb) kökü: Kazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir. • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 141. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).