Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 157. Ayet Meali

İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır.

Bakara 2:157 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar ve rahmet vardır.
Bakara 2:157
اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ • Ulaike aleyhim salavatun min rabbihim ve rahmetun ve ulaike humul muhtedun. • Meal: İşte Rabb'lerinden, onlara salatlar[1] ve rahmet vardır. İşte onlar, doğru yolu bulanlardır. • Dipnot 1: Destek. • Kelime kelime: أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike İşte · عَلَيْهِمْ aleyhim hep onlar içindir · صَلَوَٰتٌۭ salevatun salatlar · مِّن min -nden · رَّبِّهِمْ rabbihim Rableri- · وَرَحْمَةٌۭ ۖ ve rahmetun ve rahmet · وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte · هُمُ humu onlardır · ٱلْمُهْتَدُونَ l-muhtedune doğru yolu bulanlar • صلو (Slw) kökü: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Bakara suresi 286 ayettir; bu 157. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).