Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 262. Ayet Meali

Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Bakara 2:262 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri…
Bakara 2:262
اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَناًّ وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ • Ellezine yunfikune emvalehum fi sebilillahi summe la yutbiune ma enfeku mennen ve la ezen lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun. • Meal: Mallarını Allah yolunda infak[1] edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak[2] yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. • Dipnot 1: İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım etmek. • Dipnot 2: Minnet altında bırakmayarak. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · يُنفِقُونَ yunfikune infak eden · أَمْوَٰلَهُمْ emvalehum mallarını · فِى fi · سَبِيلِ sebili yolunda · ٱللَّهِ llahi Allah · ثُمَّ summe sonra · لَا la · يُتْبِعُونَ yutbiune ardından · مَآ ma şeyleri · أَنفَقُوا۟ enfeku verdikleri · مَنًّۭا mennen başa kakmayan · وَلَآ ve la · أَذًۭى ۙ ezen ve eziyet etmeyenlerin · لَّهُمْ lehum vardır · أَجْرُهُمْ ecruhum ödülleri · عِندَ inde katında · رَبِّهِمْ rabbihim Rableri · وَلَا ve la yoktur · خَوْفٌ havfun korku · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · وَلَا ve la · هُمْ hum ve onlar · يَحْزَنُونَ yehzenune üzülmeyeceklerdir • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • منن (mnn) kökü: Birine fayda veya iyilik sağlamak, cömert veya hayırsever veya karşılıksız olmak, makul olmak (kötü sayılan şeyi yapmayacak kadar makul), min genellikle bazıları veya arasında anlamına gelir, min, içinde veya üzerinde… • اذي (Apy) kökü: O rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu. • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • خوف (xwf) kökü: Korkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak • حزن (Hzn) kökü: Üzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için)… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 262. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).