Şeytan, yoksullukla size fahşayı telkin eder. Allah ise sizi bağışlama ve bol nimet sözü veriyor. Allah, Yardımı Çok Kapsayıcı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bakara 2:268اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلاًۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ • Eş şeytanu yeidukumul fakra ve ye'murukumbil fahşai vallahu yeidukum magfireten minhuve fadla, vallahu vasiun alim. • Meal: Şeytan, yoksullukla[1] size fahşayı[2] telkin eder. Allah ise sizi bağışlama ve bol nimet sözü veriyor. Allah, Yardımı Çok Kapsayıcı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir. • Dipnot 1: Cimriliği. • Dipnot 2: Korkutup. • Kelime kelime: ٱلشَّيْطَـٰنُ eş-şeytanu şeytan · يَعِدُكُمُ yeidukumu size vaad eder · ٱلْفَقْرَ l-fekra fakirliği · وَيَأْمُرُكُم ve ye'murukum ve size emreder · بِٱلْفَحْشَآءِ ۖ bil-fehşa'i çirkin şeyleri yapmayı · وَٱللَّهُ vallahu Allah ise · يَعِدُكُم yeidukum size va'adediyor · مَّغْفِرَةًۭ megfiraten bağışlama · مِّنْهُ minhu kendi tarafından · وَفَضْلًۭا ۗ ve fedlen ve lutuf · وَٱللَّهُ vallahu şüphesiz Allah'ın · وَٰسِعٌ vasiun (lutfu) geniştir · عَلِيمٌۭ alimun (O) bilendir • شطن ($Tn) kökü: Uzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin… • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • فقر (fqr) kökü: Fakir/yoksul/muhtaç olmak, ihtiyaç duymak, yoksulluk. Sırt kırıcı felaketle alt üst etmek, omurgada ağrı hissetmek. • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • فحش (fH$) kökü: Aşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş. • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • وسع (wsE) kökü: Bol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak. • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 268. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).