Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 53. Ayet Meali

Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı verdik.

Bakara 2:53 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı verdik.
Bakara 2:53
وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ • Ve iz ateyna musal kitabe vel furkane leallekum tehtedun. • Meal: Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı[1] verdik. • Dipnot 1: Hakk ile Batıl'ı (Bkz. 2:42. ayetin dipnotu), doğru ile yanlışı ayırt eden kılavuz, ölçü. • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz ve hani · ءَاتَيْنَا ateyna vermiştik · مُوسَى musa Musa'ya · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap · وَٱلْفُرْقَانَ velfurkane ve furkan · لَعَلَّكُمْ leallekum belki · تَهْتَدُونَ tehtedune hidayete erersiniz (diye) • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • فرق (frq) kökü: Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya… • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Bakara suresi 286 ayettir; bu 53. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).